Psikolojik Destek ve Psikolojik Danışma

Psikolojik destek almak cesaretinizi, problemlerinizi çözmekteki kararlılığınızı ve içsel gücünüzü herkese (en önemlisi de kendinize) göstermenin en güzel yoludur.

Psikolojik Danışma nedir ve hangi durumlarda yararlanılabilir?

Psikolojik danışma, bireyin hayatta karşılaşılan zorluklara ve değişimlere uyum sağlaması için karşılıklı olarak gerçekleştirilen bir öğrenme ve dönüşüm sürecidir.

Merkezimiz özellikle aşağıdaki durumlarda psikolojik destek hizmeti vermektedir:

Motivasyon ve karar verme zorlukları

Kendini tanıma

Kaygı, stres problemleri

Kendine güvenin arttırılması

Kişisel gelişime yönelik psikolojik danışma

Stresle Baş Etmeye yönelik Psikolojik Danışma

Üniversite Öğrencilerine Yönelik Psikolojik Danışma

Psikolojik danışma süreci sorunlarınla yüzleşerek onları çözmene yardım eder.

Bluesophos Bireysel BilgelikPsikolojik Danışma Bireysel Gelişim ve Eğitim Merkezi

Psikolojik Danışmanınız:

Sizi olduğunuz gibi kabul eder

Size ve içinizdeki güce inanır

Hayatınıza profesyonel bir “ayna” tutarak sorunlarınızla ilgili farklı bakış açıları kazanmanıza destek olur

Duygularınızı ve yaşadıklarınızı daha iyi anlamanızı sağlar

Sizi Yargılamaz

Sizi Eleştirmez

Size Teşhis Koymaz

Size İlaç Yazmaz ve Yazamaz

Sizin Yerinize Kararlar Vermez

Psikolojik Danışma Sürecinin Ruhsal Dünyamızla nasıl bir bağlantısı vardır?

Hangi durumlarda psikolojik danışma almanın yararlı olabileceğini aşağıdaki “iyi-oluş doğrusu” ile anlatalım:

Psikolojik-danisma-dogrusu

Herhangi bir patolojik rahatsızlığı bulunmayan, hayatını belirli bir standartta sürdüren bir insanı “0” noktasında kabul edelim.

Bu kişiye “Ayşe Hanım” diyelim.

Ayşe Hanım hayatında herkes kadar zorlukla ve değişiklikle karşılaşmaktadır. Yaşadıkları sonucunda Ayşe Hanım “iyi-oluş doğrusunda” yaklaşık olarak “-1 ile -10” arasına gerileyecektir.

Ayşe Hanım’ın bu zorluklara verebileceği 2 farklı tepki vardır:

1- Bu sorunlara kendi çabaları, ailesi, arkadaşları gibi çeşitli destek unsurları yardımıyla uyum sağlayabilir ve bunları aşabilir. Bu şekilde yavaş yavaş “0” noktasına geri dönebilir.

2- Bu sorunları görmezden gelmeyi ve bastırmayı seçerek bunları iç dünyasında biriktirmeyi seçebilir. Bunlar Ayşe Hanım’ı artık patlama noktasına getirene kadar içinde birikebilecektir. Bu sırada ise Ayşe Hanım problemlerini çözdüğünü veya atlattığını zannedebilir. Bu durumda Ayşe Hanım “0” noktasındaymış gibi davranacaktır ancak içsel olarak “-” durumda kalmaya devam eder.

Yukarıda gördüğümüz gibi normal durumda herhangi bir psikolojik rahatsızlığı bulunmayan Ayşe Hanım, iyi-oluş doğrusunda -10’lara kadar inebilmektedir. 

Etkili bir kıyaslama yapabilmek için düşük düzeydeki psikolojik rahatsızlıkların “-15” seviyesinden başladığını söyleyebiliriz. Bu seviyede kişide var olan bu rahatsızlık, onun günlük hayatını olumsuz etkileyecek noktaya gelmiştir.

Psikolojik Danışma süreci genellikle 2 nedenden ötürü tercih edilir:

1- “0” noktasına geri dönmek üzere tercih edilebilir. Kişi aşmakta zorluk yaşadığı problemleri, anlatmak ve rahatlamak istediği sorunları psikolojik danışma oturumuna getirir. Verimli bir süreç sonrasında genellikle danışan sorununa dair daha önce görmediği bakış açıları kazanır ve sorunu çözme haritasını çizmeye başlar.

2- “+” seviyesine ilerlemek için tercih edilebilir. Bu süreç ile kişinin günlük hayatını etkileyen bir problemi olmasa da, kendini daha iyi tanımak, hayatına yön vermek, belli kararları almak ve uygulamak vb. gibi alanlarda psikolojik danışma alır. Psikolojik danışma sürecinin bu boyutu genellikle daha bilinçli kişiler tarafından tercih edilir.

Psikolojik problemlerle fiziksel problemler arasındaki fark nedir?

Grip, nezle gibi hastalıkları fiziksel hastalıklara örnek olarak verebiliriz. Bedenimizin güçlü bir bağışıklık sistemi olduğu için herhangi bir ilaç almadan, doktora gitmeden de bu hastalıklar geçebilmektedir.

Ancak psikolojik olarak zorlanma yaşandığı zaman aynı durum geçerli değildir. Hayatın getirdiği stres, problemler, acılar, zorlu duygular ve daha nice etken sürekli olarak bizi etkiler ve maalesef bunlara yönelik ruhsal bir bağışıklık sistemimimiz bulunmaz. Bu zorlukları bir şekilde aşmamız ve büyümemiz gerekir.

Hatta bunlarla yüzleşmez ve bunları aşmak için çaba göstermezsek “Psikolojiktir” denilen Psikosomatik rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlayabilir.

"Psikolojim Bozuldu" derken aslında neyi kastediyoruz?

“Psikolojim bozuldu” dediğimiz zaman o anda yaşadığımız dışsal ve içsel sürecin bizi rahatsız ettiğini, stres altında bıraktığını, bizde istemediğimiz duygular uyandırdığını anlatmak istiyoruz.

Herkesin psikolojik olarak rahatlamaya, psikolojik olarak güçlenmeye, psikolojik destek ve psikolojik danışma almaya hakkı vardır. Herkes zayıf hisseder, başaramayacağını düşünür, çaresiz kalır, umutsuzluk yaşar, hiçbir şey yapmak istemez, mutsuz olur vb. Hepimizde tüm bu duygular ve düşünceler vardır. Bu kesinlikle yadırganacak veya yargılanacak bir durum ortaya çıkarmaz.