Yara denildiğinde aklımıza nedense her zaman fiziksel bedenimizde oluşan yaralar gelir. Oysa çocukluğumuzdan itibaren bizim her zaman ve daima sadece fiziksel bedenlerimiz yaralanmaz. Çocukluktan itibaren istisnasız her birimiz büyürken duygusal yaralar da alırız. Duygusal yaralarla fiziksel yaralar bazı açılardan birbirlerine çok benzerler ve bazı açılardan da oldukça ciddi bir biçimde birbirlerinden ayrılırlar. Örneğin parmaklarınızdan birinin kazara kesildiğini düşünelim. Bedeniniz hemen var olan o küçük kesiği iyileştirmek için harekete geçer. Ancak kesiğin sızısını belli bir süre hissetmeye devam edersiniz. İyileşmesi derinliğine göre de belli bir süre alır. Aynı şekilde küçük düşüp, utandığınız da aslında duygusal anlamda küçük bir kesiğin bıraktığı sızıyı hissedersiniz. Ancak duygusal yara için bunun birden çok ve farklı biçimlerde de olsa sıklığı, duygusal yaranızın derinliğinde belirleyici olur.

Duygusal olarak yara aldığımızda birçoğumuz genellikle bunu ilk anda fark etmeyiz. Böylece yıllar geçer, yaramız derinleşir ve biz onun iyileşmesi için neyi, nasıl yapacağımızı bilmediğimiz için müdahale de edemeyiz. Zaman içerisinde her utanç hissettiğimiz, her küçük düştüğümüzde yaramız daha da iltihaplanır. Oysa fiziksel bir yara iltihaplandığında öncelikle hiç gecikmeden bu işin uzmanı olan bir doktora gideriz. Duygusal yaralar söz konusu olduğundaysa oldukça uzun zaman bu yaraları ya fark etmez ya da fark etsek bile onu iyileştirmek için gerekenleri yapmayız. Gerçek şu ki küçük bir fiziksel yara yaşam kalitenizde çok belirgin izler bırakmaz. Ancak sahip olduğunuz duygusal yaralar tüm hayatınız üzerinde kaçınılmaz, gerçek ve güçlü etkilere neden olur. Fiziksel olarak sahip olduğunuz küçük bir yaraya dokunulduğunda fiziksel acı hissettiğiniz gibi duygusal yaralarınıza dokunulduğunda da duygusal olarak acı hissedersiniz. İnsanlar birbirlerinin duygusal yaralarından habersiz bir biçimde yaşarken çoğu kez bilmeden birbirlerinin yaralarına dokunurlar ve çatışmalar, kırgınlıklar, ayrılıklar yaşarken hemen nereyse istisnasız bir biçimde olanın farkına varmazlar.

Eğer şanslıysanız bir biçimde duygusal yaralarınızın farkına varabilirsiniz. Ancak birçok insan kurduğu ilişkileri, olaylara bakış açısını, stres seviyesini hatta günlük yaşamını derinden etkileyen duygusal yaraların varlığından habersiz bir biçimde benzer ve acı verici duygusal deneyimleri tekrarlayıp durur. Daima farkında olmalıyız ki önem verilmeyen ve giderek iltihaplanan her türlü yara mutlaka tedavi edilmeli ve iyileştirilmelidir.

Bu alanda çalışma yapmak için Duygusal İyileşme Atölyesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Psikolojik Danışman Mustafa Orhan Gokpinar

Bluesophos Yetişkin Atölyeleri